BEN

2012-11-09 18:21:00

allah aşkına , sürekli ben ben ben diyerek daha ne kadar zirvede kalacağınıza inanıyorsunuz. EGONUZ BEYNINIZDEN BUYUK , HATTA BEYNINIZ DE YOK. ama hala ooo hell yeah. EGOIST forever diye dolanıyorsunuz. yapılacak çile mi  bu. BUNU BIZIM GIBI NORMAL KALMAYA CALISAN INSANLARA YAPMAYIN. KENDINIZI BU KADAR SEVMEYIN. KENDINIZDEN NEFRET ETTIRMEYIN. Devamı

bunalım mod on

2012-11-09 18:12:00

Birinden hoşlanırsın ve bir günün onu düşünmeden geçmez , onu göremediğin zaman gününün içine edilmiş gibi olur sonra her sabah kalktığında o aklına gelmedimi vicdan azabı çekersin. HEH. işte bu dediklerimi koskoca 3 sene boyunca yasadım ben. HER günüm onu düsünerek geçti. sonra dedim bırak sınavların cok onemli. iyi darren criss'den baska kimseyi sevmeden bir senemi geçirdim ama tam okuldan ayrıldığımız mezun olduğumuz gün gelip sarılır mı bir insan. sımsıkı hemde ? 3 SENE BOYUNCA yüzüne bakmadığın insana , sarılır mısın lan öyle ?  Böyle bir şeydi , o sarıldı sarıldı sarıldı , eskileri hatırladım , hatırladım. Yazın hep iletişim içindeydik. hiç bir şey hissetmiyordum ama , ne biliyim yani 2 ayda sarılış şeklinin etkisinden çıkamadım öküz. BUGUN de hatırlatacak harika şeyler dinledim. NIYE DOSTCA SARILMADIN DA , HIC AYRILMASAK LAN DERMIS GIBI SARILDIN. NIYE ?? Devamı

2012-10-07 13:18:00

Sometimes , Somethings unchangeable. Don't stop.. Move on.. Devamı

PAST.

2012-10-06 15:46:00

If everyday  try to change your past , shame on your past. You should shame on yourself. Don't tell me you're right. Because you're not. Sometimes , everything isn't okay , but don't gived up. Believing yourself every damn time. If you don't , you're gonna lose your all chance. Don't forget it. Everytime you feel bad , awful , or great awesome. You should remember it. When you're happy , maybe , you'll lose something you have. Just because , everytime try to feel good , try to proud of your past. If you can't proud of your past. You try to smile about your past. And say : Ahaha , I can't believe this. Trust me everything gonna be better. Devamı

Bağlanmayın..

2012-09-07 23:59:00

Hiç bir şeye olduğundan fazla bağlanmayın. Bağlanmak güzel , ama bağlandığın şeyi elde edememek , en berbat his.. Ben , koca bir senemi bunu hayal ederek , buna kavuşacağıma inanarak geçirmiştim. Ama bugün , elimde hiç bir şey olmadığını anladım. Bunun için çabaladığıma asla üzülmüyorum. Koca bir senenin en keyifli kısmı buydu diyebilirim. Yeni arkadaşlıklar , yeni bir bakış açısı kazandım. Ama hedefim hep bağlanığım şey yönündeydi. Ben burayı bitirince şuraya gireceğimdi. Anlaşılan çoook bağlanmışım , 13 ağustosdan beri , huzursuz günler yaşıyordum. Çevremdeki herkes de beni buna okadar inandırmıştı ki... Şimdi yine istediğim okula girebiliyorum ki yavaş yavaş kontenjanı doluyor , geleceğe dönük sorunlar yüzünden bunu yapamıyorum. Günlerdir , ağlamaktan gözlerim şiş , başım ağrıyor..Aynı şeyler üstümde oradan oraya yuvarlanıp , aktivite olarakta ağlıyorum. Haa , bir de tırnaklarımı yiyorum. Helede , tam kesin kayıda yaptırabileceğim ihtimaline inanip , sonra , hastir , yok la ne kaydı , sen bu pazartesi okula başlıyorsun , ama istediğin okula değil , dur , bir silkelen , ve bu durumu kabullenmeye çalış ... Şuan bildiğim şey çok büyük bir yalnışa gittiğimiz... Siz siz olun hiç bir şeye , bu kadar bağlanmayın.. Devamı

ADELE

2012-09-02 14:24:00
ADELE |  görsel 1

Benim adele aşkımı ne yapacağız , adele ve şarkıları olmadan olmaz.. Devamı

?

2012-08-26 13:14:00
? |  görsel 1

I'M STİLL WAİTİNG ! Devamı

İç dünya ?

2012-08-26 13:05:00

İç dünyanın , seni yönlendirdiğini , davranışlarını belirlediğini biliyorsun ? Peki , neden hiç , iç dünyam ile ilgili bir keşif yapmalıyım demedin ? Çünkü , bundan daha önemli işlerin vardı... Ama bunu bir ara mutlaka yapmalısın , sıkıldığında kendini boşlukta hissettiğinde , beğenmediğin yönünü merak ettiğinde. Boş vakitlerinde... Nasıl mı ? Örneğin , 1 gün içinde yaptığın şeyleri , rutinleri düşün.. Mesela kahve içmeden asla uyanamıyorsun kahveyede aşırı bağımlı değilsin , olsada olur olmasada olur bir içecek senin için ,ozaman bunun nedenini düşünmeye başla.. Bunu psikolojik olarak yapıyor olabilirsin... Etraftan duyduğun bir rutindir bu , demek ki iç dünyan biraz çekingen , ve özgün değil. Başkalarının rutinlerini senin üzerinde denemeye bayılıyor. Psikolojik sorunlar da senin iç dünyandır , hatta bunu sorunlarla sınırlandırmayalım ,genel olarak psikoloji diyelim. Mesela geceleri uyuyamıyorsun , o var olup olmadığını bilmediğimiz şeylerden korkuyorsun , yada gece eve hırsız girer mi , deprem olur mu ? diye düşünerek yastığa koyuyorsun başını. İşte , iç dünyandaki , korku evi , içinde ki herşeyi bu korkuya göre yönlendiriyor beyin , zaten bu işin başlangıcı sonrada , seni takip ettiklerini izlediklerine inandırıyorsun kendini , buradan sonrasi , biraz şizofrenimsi... Ama hayatının büyük bir kısmını bu duyguları bastırarak , keyifli ortamlarda unutarak geçiriyorsun... Burada , iç dünyana kendin inmeyi bırakıp , destek almaya başlıyorsun.. Yavaş yavaş korkularından sıyrılıyorsun , sonrasi zaten sana kalmış bir şey , uçağa binerken , olabilecek her kötülüğü göze alarak biniyorsun , asansöre binerkende öyle , arabaya binerken , hatta sokakta yürürk... Devamı

---

2012-08-25 12:26:00

ve korktuğum başıma geldi... Tam anlamıyla ne yapacağımı bilmiyorum... O okula gitmeyi herşeyden çok isterken.. Şimdi ne yapacağım hakkında hiç bir fikrim yok... Tam anlamıyla boşluktayım.. Etrafımda o okula gidenlerden duyduklarım buna sebep diyebiliriz , çok eskiden beri tanıdığım bir arkadaşım kalmış sınıfta , bi daha okuması gerekiyormuş.. Bir tanıdıkta , iki sene boyunca gitmiş ama 3. sınıfta , dayanamadan bırakmış.. O yüzden , aklımda , acaba gitmesem mi ? diye beni kolaylığa sürükleyen sorular var ki , hiç hoş değil.. Aslında ben gitmiyorum dedikten sonra , kimse bişey diyemez ama , yaptığımın salaklık olduğunu sürekli başıma kakarlar , abim , lisede ve sonrasında bunu sürekli başıma kakar , halam ablam hepsi bin çeşit laf eder.. Sanırım içinde tek mutlu olan babam olur. Ona kalsa avrupa kolejine gitmeliyim.. Ve sanırım bu işin sonu öyle olacak.. Zaten okul başladıktan sonra senaryolar belli.. Eğer oraya gidersem , başıma gelecek en iyi şey , anadilim gibi ingilizcem olucak olması , oradan da kent state universitesine gidip , bir daha dönmem.. En azından , bir derece hayatımı toparlayabilmiş olucam.. Çok çok çok iyi düşünmem gereken günler beni bekliyor... Eğer italyan dersem , çoğunluğu mutlu edeceğim.. Ama babam mutsuz olacak , yaptığım her yalnışta bunu yüzüme vuracak , babam benim için herkesten değerlidir. O üzülürse ben üzüleceğim ve , şaka yapmıyorum , daha ilk haftasından bırakıp başka okula gecerim.. Ama sonrasi icin , cogunlugu kaldırabilir miyim gerçekten bilmiyorum..  Kararımı biran evvel vermeliyim... Zor bir hafta , zor bir 5 sene beni bizi bekliyormus gibi gözüküyor şimdiden...... Devamı

Darren Criss

2012-08-24 23:03:00
Darren Criss |  görsel 1

Darren Criss is my life. Devamı

EMPATİ

2012-08-24 23:00:00

ne için empati kurmalıyız diye düşündünüz mü hiç ? Neden empati kurmak önemlidir diye.. Eğer düşünmediyseniz , ben hemen anlatayım. Karşındaki insanin düşüncelerini anlayamıyorsan , kavramakta zorluk çekip , saçma olduğunu düşünüp onu aşağılıyorsan , empati kurarsın , bunun içindir empati. Neden böyle düşünüyor demelisin , onun yerine geçip , oymuşsun gibi hayal edip , ben olsaydım sunu yapardım demeden sadece empati kurmaya odaklamalısın kendini. Önemi ise şudur: anlayabildiğin insanların fikirleri , yeni fikirlere , özgünlüğe , kafanı çalıştırmaya , ve yeni bilgiler öğrenmeye yol açar. Nasıl empati kurarım sorusuna yeterli olabileceğimi sanmıyorum , çünkü , bunu kişinin kendisi bilir , insan kendi beynini kendi vücudunu tanir , bu bireyden bireye değişir. Empati kurmak ruhunu başka bedenlere taşımaktır. Yeni beyinlerle tanışmaktır. Yada en bilindik örnekleride söyleyeyim. Zorda kalmış bir insanın yerine koyup kendini , eger aynı şey benim başıma gelseydi ,söyle davranırdım , böyle davranışlar beklerdim.. demektir aynı zamanda empati , yani cok yönlü bir iletişim aracıdır aslında... Hani reklamlarda her eve lazım filan diye pazarlamasını yaparlar ya bir ürünün , bende farklı bir versiyonunu yaparak sonrlandırayım yazımı , EMPATİ , HER İNSANA LAZIM !!! XOXO. Devamı

AM I SURE ?

2012-08-24 22:37:00

Müjdemi isteriiiiiim ! İtalyan lisesi puanini 450'ye kontenjanini da 84'e düşürmüş , bu da demek oluyor kii , eylülün ilk haftasi kaydımı yaptırma oranim büyüük oranda yükseldi. Aslında sevindim , ama yalan söylemeye gerek yok , ne olduysa , suan oraya girip girmemeye emin değilim. Ne istediğimi bilmiyorum. Sbs'den evvelde böyle olmuştu. İstemiyorum , girmeyeceğim o sınava diye ağlıyordum , millete bağırıyordum filan ,doğru dürüst test bile çözememiştim o ağlama krizi geçirdiğim günü anlatayım ben: dershane arkadaşlarımla sabah kahvaltısına gittik , herkes de bir sessizlik tabii , Bende: " simdi biz çalıştık ama ya yapamazsak , o zaman ne olucak , dokuz ayımız çöpe gidecek " dedim. Sonra hep birlikte , kara kara düsünmeye başladık , en başarısızından en çalışkanına kadar herkesin lise ile alakalı bir hayali vardı , zaten sonrasi cok silik silik aklımda , ağlamaktan konuşulanıda anlamıyordum.. Neyse derste sakinleştim biraz , ama çözdüğüm testide anlamadan çözüyordum... Öğle yemeyini bahariyede yiyelim dedik... TimeOutda oturduk... Zaten küçücük yer , o günde dop dolu olacağı tuttu , ben ağlıyorum biz ağlıyoruz , insanlar sesten dönüp artist artist bakıyor.. neyse yemek bile yiyemeden kalktık , yoksa oradaki insanlara biz yem olucaktık. Dershaneye döndük , açım bende acıkıncada hulka dönüyorum.. Neyse migdem bulana bulana dersi dinlemeye cabaladım 5 gün sonra sbs sbs sbs diye gecip gecip duruyor aklımdan hemde migdem kusma alarmlarını vermeye basladı, orada da basladım ağlamaya , minubuste ağla , evde ağla , sinir sistemim çökmüştü. Ancak yastığa başımı koyduğumda sakinleşmiştim. Ama hala aklımdan yeteri kadar çalışmadım lafları geçiyordu. Sonraki sabah yine k... Devamı

Cik cik cik

2012-08-24 19:36:00

 Mavi Kuşdan bahsediyorum evet , telefonlarda , ipodlarda , laptoplarda cik cik cik diye oten , bağımlılık yaratan , sosyal paylaşım sitesinden... tweet atmak benim için çook keyifli bir şey. Keyif alarak yazıp saçmalayıp , ama ne olursa olsun bıkmadan girdiğim takipte olduğum tek site.. Bir şeyi beğendiğin/begenmediğin zaman bunu dile getirebildiyin , yaptıgın salaklıkların veya mantıklı seyleri resmedip paylaşabildiğin , hatta benim gibi ingilizcesini düzeltmeyi kafasına takmış kişiler içinde ingilizce kursu... Bu bölümde gerçekten dalga geçmiyorum. Şöyle açıklayayım:  Aşık olduğum darren criss'in ve kaçırmadan izlediğim sevgili dizim glee'nin fanlarının tweetlerini okuyarak , çoğu zamanda onlara cevap verip konuşarak geçirdim yaz akşamlarının büyük bir kısmını , sonra , internetten konular çıkartıp çalıştım , örneğin , would wouldn't gibi.. Ama bunlara başlamamın en önemli nedeni , ingilizcemin kötüleşmeye başlamasıydı , sınavlarından 95'in aşağısında yapmayım 2 sbsde de sürekli full yapan birinin 8. sınıfta 40 görmesi , denemede sadece 4 doğru çıkarabilmesi katlanılır bir şey değildi... Fakat diğer derslere daha önem verdim ve bunu geç farkettim , farkettiğimde ise sbsye 2 hafta kalmıştı ve ben henüz sınavda beni kurtaracak püf noktaları öğrenmiştim. Sonra dedim ki , zaten amerikana gidemiyeceğim , bari anlayacağim anlatabileceğim , zevk için tweetleyebileceğim bir ingilizcem olsun , ama tam 3 aydır non-stop okuyorum yazıyorum. Kendi çemberim içinde olabilir ama , baya baya düzeldiki , bu harika , arkadaşlarım şaşırıyordu , kızım be yaptında mahvetttin güzelim ingilizceni diye , şimdi de nasıl iyileştirdin hemen bize de anlatmaya başlıyorsun diyorlar bir de üstüne üslük hayranı olduğu yabancılara mesa... Devamı